Havai fişek fabrikasındaki patlamaya ilişkin davanın ilk duruşması ertelendi

Sakarya’nın Hendek ilçesinde 7 kişinin öldüğü 127 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin görülmeye başlanan davanın ilk duruşması, salonundaki fiziki yetersizlik nedeniyle 15 Mart’a ertelendi. Mahkemeye heyeti, tutuklu bulunan 5 sanığın bir sonraki duruşmaya kadar tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

Hendek ilçesinde 3 Temmuz 2020 tarihinde meydana gelen patlamada fabrikada bulunan 7 işçi öldü, 127 işçi yaralandı. Olayın ardından Hendek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan soruşturma kapsamında olayda ihmali olduğu iddia edilen fabrika sahibi Y.C., fabrika sorumlu müdürü A.A., fabrika müdürü ve genel ustabaşı H.A.V., genel ustabaşı E.Ö., iş güvenliği uzmanı A.B. ile tutuksuz yargılanan A.R.E.C. ve sorumlu personel A.Ç.’nin yargılanacağı davanın ilk duruşması Sakarya 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Tutuklu sanıklar duruşmaya cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, tutuksuz 2 sanık ile avukatları ise mahkeme salonunda hazır bulundu. 108 müştekinin dinleneceği ve 3 gün sürecek olan duruşmada sanıklar hakkında ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 2 yıl 8’er aydan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası isteniyor.

İŞÇİLER VE ÖLEN KİŞİLERİN YAKINLARI ADLİYE ÖNÜNDE AÇIKLAMA YAPTI

Duruşmayı salonda takip etmek isteyen fabrika işçileri, ölen işçilerin yakınları ve bazı avukatlar sabahın erken saatlerinde adliye binası yakınlarına geldi. Burada toplanan ve ‘Hendek için adalet’ yazılı pankart açan grup, daha sonra adliye binasına yürümek isteyince polis ekipleri tarafından engellendi. Adliye binası önüne kadar kontrollü bir şekilde gelen grup, burada basın açıklaması yaptı. Fabrikada paklamada ölen işçilerden Muhammet Seyfi Çanakçı’nın yeğeni Avukat Gülşen Uzuner, sorumluların cezalandırılmasını isteyerek, “Bugün buraya ailelerimizle beraber hesap sormaya geldik. Biz sıranın hepimize geleceğini fabrikada çalışan her aile ve her aile yakını olarak biliyorduk. Daha önce defalarca şikayet yapıldı, defalarca patlamalara ilişkin uyarılar yapıldı, hiçbiri dinlenmedi. Biz istiyoruz ki; işçilerin canına kastedenler engellensin. Bu insanlar canlarını nasıl kurtaracaklarını bilemediler. Biz 2 gün boyunca dayımı aradık morglarda, bütün kapıları tek tek açarak. Sorumluların cezalandırılmasını istiyoruz” dedi.

‘PANDEMİ SÜRECİNDE 3 AY BOYUNCA ÜRÜN YAĞDI’

Ölen işçi Sebahattin Tapeçınar’ın ablası Hatun Tepeçınar ise patlamanın bir ihmalden kaynaklandığını öne sürerek, “Akan kanlarımızın, 7 emekçi şehidimizin hakkını savunmaya geldik. Geride kalan yetimlerin, dul eşlerin hakkını savunmaya geldik. Pandemi sürecinde 3 ay boyunca fabrika ürün yığdı ve sonunda hazin son oluştu. Bu bağıra bağıra gelen bir şeydi buranın patlayacağı. Usulsüzlükleri gördüm, ben de çalıştım biliyorum. Hiçbir usul yoktu, hiçbir kontrol yoktu. Hiçbir işçiyi koruyacak olayları yoktu. Mutfak önlükleriyle çalışıyorduk, insanlar yanımda alev alıyordu” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir